kriter Logo
 
HAZİRAN 2012European Union SAYI 72
 
sp kriter Editorden icindekiler arsiv abonelik eurohorizons iletisim
spacer spacer
Editor

Veda ediyoruz...

Tarih Mart 2006.

4 kişi, bir masanın etrafında tartışıyoruz. Ahmet Sever, Mehmet Ali Birand, Can Baydarol, ben.

Kısa bir süre önce Türkiye, AB ile katılım müzakerelerine
başlamış. AB herkesin ilgi odağı o dönem. Destek %70’lerde... Üyeliğin ne zaman gerçekleşeceği belli olmasa da sürecin uzun ve zorlu olacağı biliniyor. Kolay değil. AB üyeliği hayatımızı değiştirecek!

Tartıştığımız konu da bu. Destek yüksek, yüksek olmasına ama toplum süreç hakkında ne biliyor? AB, tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek mi, yoksa tavizlerle dolu sonu belirsiz bir yol mu? Ne bekliyoruz, ne bulacağız? Çoğunluğun kafası karışık. Herkes farklı sorulara cevap arıyor.

“Aslında bütün soruların cevabı var” dedi Ahmet Sever.
“Eksik olan tek şey, gelişmeleri izleyip, değerlendirecek,
bilgiyi tarafsız bir gözle anlaşılabilir halde topluma sunacak temel bir başvuru kaynağı”… ve ekledi, “Bir AB dergisi çıkarmak gerek”.

“Süper fikir” dedik hepbir ağızdan. Ama ticari bir dergi olmamalı. Olabildiğince geniş kitlelere ulaşmalıyız. Ücretsiz dağıtmak gerek. Sonra durakladık. Nasıl finanse edeceğiz?

“Orasını bana bırakın” dedi Birand. “Özel sektör böyle bir projeye katkı yapmayacaksa, neye yapacak?”

Bir anda Genel Yayın Yönetmeni olarak buldum kendimi.
“İçerik ne olacak, kim ne yazacak, nerelere dağıtım yapılacak, maliyet nasıl hesaplanacak?... bütün bunları en iyi sen halledersin!” ittirmeleriyle...

Peki ismi ne olacak?

Derginin fikir babası Ahmet Sever’den geldi ilk öneri. “Kriter olsun” dedi. Malum, o dönemde herkesin dilinde Kopenhag kriterleri... Ahmet’in CNN Türk’te yayınlanan AB programının adı da Kriter.

“Olsun” dedik hiç tartışmadan ve hep birlikte sıvadık kolları.

Önce örnek bir sayı hazırladık. Doğan Ofset’in o zamanki Genel Müdürü Rıfat Akkaya üstlendi prova baskıyı. İlgili kurumlara ve firmalara dağıttık. “Böyle bir dergi çıkaracağız, katkılarınızı bekliyoruz” dedik. Birand, kısa sürede derginin maliyetini karşılayacak reklam gelirini bulup, dağıtımı da Radikal gazetesinin üstlenmesini sağlayınca, ekibi kurup ilk sayının hazırlıklarını başlattık.

Çarpıcı bir kapağı ve renkli bir içeriği olmalıydı Kriter’in. Konuyu zaten izleyen sınırlı bir kesime değil, geniş kitlelere hitap etmekti amaç. Ekonomi ve siyasetin dışına taşan, kültür ve sanattan mutfağa kadar günlük hayata dokunan konular da içermeli, sempatik bir yüzü olmalıydı. Herşeyden önce, gündemi karikatürlerle yansıtacak bir kapaktı ihtiyacımız olan. Bunu da en iyi Cihat Hazardağlı yapardı.

“Çizmez miyim?” dedi Cihat, “zevkle”... İyi ki de çizdi. Onun sayesinde, kapaklarıyla hafızalara yerleşti Kriter. Sadece Türkiye’de değil, AB kurumlarında da. Brüksel’de, Komisyon çalışanlarının duvarlarına astıkları Kriter kapaklarını gördükçe gururlandık.

Mehmet Ali Birand, Latif Demirci, Deniz Türkali, Melda
Onur, Zeynel Lüle, Ali Yurttagül, Can Baydarol, Selma Acuner, Ceyda Goral, Kıvanç Ergu, Bahar Balta, Gülperi Akan, Cem Öner gibi derginin demirbaşlarının yanı sıra, burada ismini sayamadığım, Türkiye’den ve AB’den çok sayıda siyasetçi, diplomat, akademisyen, uzman, bürokrat, iş dünyası ve STK temsilcisi, yazılarıyla, söyleşileriyle, karikatürleriyle hayat verdi Kriter’e.

Süreç boyunca okurlarımızdan aldığımız destek mesajları ile güçlendik. “Biz her sayıyı baştan sona okuyoruz, ama Kriter’in falanca sayısı elimize ulaşmadı. Gönderebilir misiniz?” diyerek, zarfın içine posta ücretini koyan mahkum mektupları, “öğrencilerime Kriter’i ders notu olarak dağıtıyorum, elektronik ortamda yollayabilir misiniz?” diyen eğitimci e-mail’leri, “Kriter’i arşivliyorum, eksik sayıları nerede bulabilirim?” diyerek arayan milletvekilleri ve aldığımız daha pek çok mesaj, her kesimden geniş bir okuyucu kitlesine ulaştığımızın göstergesi oldu.

Ancak Kriter’in yayın hayatında 6. yılını tamamladığı bu
sayıyla, üzülerek veda etmek zorundayız okurlarımıza.
Türkiye-AB ilişkilerinin bugün geldiği nokta ve kamuoyunun azalan ilgisi, reklam gelirlerine de yansıdı Kriter’in. Tüm çabalarımıza rağmen, ekonomik nedenlerle artık yaşatamayacağız Türkiye’nin ilk ve tek AB dergisini...

Bu süreçte Kriter’i ayakta tutma gayretlerimize maddi, manevi destek veren, teşekkür borçlu olduğumuz çok sayıda kişi ve kurum var. Başta AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış olmak üzere tüm AB Bakanlığı ailesine, reklamları ve baskı sponsorluklarıyla katkı sağlayan firma ve kurumlara, Kriter’in geniş kitlelerle buluşmasını sağlayan Radikal gazetesine
ve değerli okuyucularımıza sonsuz teşekkürler.

Ve tabi, muazzam birikimi ve hiç bitmeyen enerjisi ile 6 yıl
boyunca Kriter ekibini yönlendiren, motive eden, güç veren Birand’a kocaman bir teşekkür borçluyuz. Senden çok şey öğrendik Mehmet Ali ağabey, iyi ki varsın...

Yola çıkarken hedefimiz, Kriter’in, Türkiye’nin AB yolculuğuna ufak da olsa bir katkı sağlamasıydı. Çorbada biraz olsun tuzumuz olabildiyse, ne mutlu bize.

AB üyelik sürecimizin yeniden ivme kazanacağı günlerde,
tekrar buluşmak dileğiyle...